Yakın gelecekte biyoteknoloji çok daha fazla belirleyici rol oynayacak. İlaç, hatta silah sanayi bile moleküler biyolojiden beslenecek. Prof. Dr. Erkut Attar’a göre Türkiye’de bu alanda müthiş bir altyapı var. Bu tren kaçmamalı.
Prof. Dr. Erkut Attar
Sanayi Devrimi’ne ayak uyduramadık. Müteşebbislerimiz daha yeni yeni dünya arenasında boy gösteriyor. İki teknoloji sahası ise insanlığın mevcudiyeti ve geleceğine neredeyse tek başlarına yön veriyor. Biri silah, diğeri de ilaç. İkisinde de hâlâ dışa bağımlıyız. Ancak bilimsel gelişmeler farklı fırsatlar doğuruyor her defasında. Örneğin bilgisayar teknolojisi böyle bir fırsattı. Değerlendiren ülkeler bilgi çağında öne çıktı. Nanoteknoloji yepyeni çığırlar açıyor şu sıralar. Türkiye’nin şimdiye kadar kısır rejim tartışmaları ve ‘plan mı, pilav mı’ polemiğiyle nice trendleri kaçırdığı bir gerçek. Ama önünde bir yandan geleceğini kurtaracak, diğer yandan da geçmişini telafi edecek öyle alanlar var ki… Biyoteknoloji başlı başına bir sanayi lokomotifi. Belki de 5-10 yıl içinde ülkeler arasındaki büyüklük sıralamasını moleküler biyolojideki bilgi ve pratik üstünlük belirleyecek. Kök hücre ve gen araştırmaları, açtığı ufukla tıp ilmini tamamen değiştiriyor. Tabii ki ilaç sanayini de. Pek istenmese de silah üretimini bile…
Prof. Dr. Erkut Attar