Home » Popüler Bilim » Kuantum Evrende Tanrı 4

Kuantum Evrende Tanrı 4

Patlarsam yanarsın

İsviçre‘nin güneyindeki CERN ve Amerika’daki Fermilab‘da bilim adamları insanoğlunun geliştirdiği en önemli projenin içindeler. Bu dahiler grubu atom çekirdeği ve protonları çarpıştırarak evrenin işleyişinin bir modelini yaratma ve parçacıklara kütle özelliğini veren Tanrı parçacığını bulma peşindeler.

Richard Feynman 1957′de Kuzey Caroline Üniversitesi’nde kütle çekimi konferansına davet edilir, birinci gün yetişemediği için, konferans başladıktan bir gün sonra havaalanına iner. Taksi durağındaki görevliye, ‘Kuzey Carolina Üniversitesi’ne gitmek istediğini’ söyler. Görevli, ‘Hangisini kastediyorsunuz, Raleigh’te Kuzey Carolina State Üniversitesi’ni mi, yoksa Chapel Hill’deki Kuzey Carolina Üniversitesi’ni mi?’ Feynman’ın, gideceği yer hakkında yeterli bilgisi yoktur. Üstelik üniversitelerden biri kuzeyde, diğeri güneyde şehrin iki ayrı ucundadır. Nobel ödüllü fizikçinin aklına basit birçözüm gelir. ‘Dinle’ der şoföre, ‘esas toplantı dün başladı. Yani dün buradan birçok adam oraya gitmiş olmalı. Tarif edeyim; akılları bir karış havada, sürekli birbirleriyle konuşup, hiç etrafla, nereye gittikleri ilgilenmeyen ve ‘G-mu-nu. G-mu-nu’ gibi şeyler söyleyen adamlar.’ Görevlinin yüzü parlar, ‘Ha evet, siz Chapel Hill’den bahsediyorsunuz!’ der. Feynman, konferansa gecikmeli de olsa katılır.

(Feynman’ın da aralarında olduğu Ulusal Akademideki Nükleer Fizikçiler geliştirdikleri ortak dilde birbirleriyle konuşurken) Bu hikayeyi bana özellikle, Avrupa Nükleer Araştırma Organizasyonu‘ndaki (CERN) bilim adamlarını hatırlatır. Bu devasa nükleer fizik laboratuvarı’nda toplanan fizikçilerin de ‘G-mu-nu, g-mu-nu…’ dilinden anlaştıkları ‘olasılığını’ düşünmek bile eğlencelidir. Şaka bir yana CERN’deki bilim adamları belki de insanoğlunun bugüne kadar geliştirdiği en önemli projenin içindeler. Büyük Hadron Çarpıştırıcısı adını verdikleri parçacık hızlandırıcıları ile atom çekirdeğindeki protonları çarpıştırılarak bu çarpışma sonunda ortaya çıkacak parçacıkların evrenin işleyişindeki rollerini inceleyecekler. Kendi deyişleri ile kısaca ‘Tanrı Parçacığının’ peşindeler. Deney, evrenin başlangıcını oluşturan ‘Büyük Patlama’dan (Big Bang) sonra ortaya çıkan büyük enerji yoğunluğunu tekrar yaratarak parçacıkların yine ortaya çıkmasını sağlayacak. Böylece fizik modellerinin temelini oluşturan ve parçacıklara kütle özelliğini veren ‘Higgs’ parçacığı da tekrar ortaya çıkacak, öyle umuyorlar.

Büyük Patlama’yı laboratuvar ortamında denemeye kalkan sadece Avrupalı fizikçiler değil. Amerikalılar onlardan çok önce bu patlatma işine merak sardılar. Amerika’nın en büyük parçacık hızlandırıcısı, Illinois’te bulunan Fermilab (Fermi Ulusal Hızlandırıcı Laboratuvarı). Burada da olağanüstü enerjiler elde edilmeye çalışılıyor. Hızlandırıcı bakıma alınınca, Fermilab hızlandırıcı tüneli düzenler. Turlar, yönetim binasından başlayıp, hızlandırıcıya giden yolu ve laboratuvarın kafetaryasını içine alır. Halka açılan bu turlarda uzun süredir rehberlik yapan biri, tura katılan yaşlı bir adamdan çok etkilendiğini anlatır. Yaşlı adam adeta büyülenmiş gibi, rehberin anlattıklarını büyük bir dikkat ve merakla dinler. Tur biter, yaşlı adam rehbere teşekkür eder. Rehber, yaşlı adama sorar; ‘siz çok tanıdık geliyorsunuz. Daha önce karşılaşmış mıydık? ‘Evet’ der, yaşlı adam. O, aslında on yıldan daha fazla süredir Fermilab’da teorisyen olarak çalışmaktadır, deney yapılan bölümde hiç çalışmamış olduğu için hızlandırıcıyı ilk kez görüyordur. Halk turuna katılması da tamamen tesadüftür. Yaşlı adam kuyruğun bir öğle yemeği olduğunu düşünmüştür.

Nalan Yıldız

07.04.2008 Akşam

Şu an okuduğunuz bu yazı , tam olarak 199 defa görüntülenmiş.

Etiketler: , , ,

comment closed