Home » Makaleler, Uygarlıklar Tarihi » Osmanlı İdaresinde Manastır (Bitola)

Osmanlı İdaresinde Manastır (Bitola)

Makedonya’yı oluşturan havzalar arasında kuzey-güney doğrultusunda uzanan Pelagonia ovasının güneybatı sınırında kurulu olan Manastır, Yunanistan yarımadasını tabanından keserek Ege Denizi’ni Adriyatik’e bağlayan büyük doğu-batı yolunun tam ortasındadır[1].

Osmanlı döneminde Manastır Mekteb-i Harbiye-i Şahanesi

Osmanlı döneminde Manastır Mekteb-i Harbiye-i Şahanesi


Rumca “Manastirion”[2], Sırpça Bitolya (Bitoli)[3], Makedon’ca “Bitola”, Arumence (Vlahça) Toli-Manastır[4] denilen şehrin güneyinde Florina doğusunda Prilep, kuzeyinde Kırçova ve Ohri, batı ve güney batısında Görice vardır[5].

Prister dağı eteğinde, Karasu’ya dökülen Drahor çayı kenarında kurulmuş olan Manastırın kurucusu olarak, Makedonya kralı Perdikkas I. gösterilir (M.Ö.725)[6]. Ptolemeos’un Makedonya’nın Miktonyo bölgesinde gösterdiği bu şehrin eski adı Derpilos idi[7].

Bugünkü kentin güneyinde Heraklea Lyncestis adlı antik kentin yakınında bulunan Manastır yeni yerleşim yerinin merkezi oldu. Slavca Obitelj (Manastır binası) sözcüğü zamanla değişerek Bitola olarak telaffuz edilmeye başlanmıştır[8].

Evliya Çelebi şehrin ismini bu mabedden aldığını yazmaktadır[9]. Şemseddin Sami ise eserinde Manastır’ın, Bitola yakınında bulunan Manastır harabelerinin yanında Osmanlılar tarafından inşa edildiğini yazar[10].

Manastır üzerine ilk Türk akını Aydın oğlu Umur Beyin 1332 yılındaki seferi ile gerçekleşmiştir[11]. Stefan Duşan’ın imparatorluğunda Serez’den Tuna’ya kadar uzanan bölgelerin idaresi Dalmaçya’lı Uglyeşa ve kardeşi Volkaşin (Vukaşin)’in elindeydi[12]. Stefan Duşan’ın ölümünden sonra 1355 yılında oğlu Uraş’un hükümdarlığı esnasında, Feodallerin çıkar çatışmaları nedeniyle Sırp Hükümeti’nin birliğinin sınırları içinde bulunan Makedonya zayıflamaya başlamış, bazı yerler Uroş’un birliğinden çıkıp kendi başlarına hareket etmeye başlamışlardır. Makedonya’nın güney-batısında güçlenen Volkaşin (Vukaşin), Üsküp, Ohri, Manastır ve Prilep’i hakimiyeti altında tutmaya başlamıştı. Bölgedeki çok başlılık Osmanlı’nın ilerleyişini güçlendirmiştir. Volkaşin kardeşi ile bir olup Türklere karşı harekete geçmiş ise de 26 Eylül 1371’de Türk birlikleri karşısında başarı elde edemediler[13].

Bu başarı Türklere Makedonya yollarını açtı. Türklerin bölgede üstünlüğü ele geçirmeleri ile birlikte bazı feodaller Türklerin vasalları oldular. Volkaşin’in oğlu Marko’da bunlardandır. 1395 yılına kadar yaşayan Marko, Prilep’te hakimiyetini sürdürdü[14].

Askeri ve ticari açıdan önem arz eden Manastır H. 784/M.1382 yılında Timurtaş tarafından fethedilmiştir[15]. Ancak Oruç Bey[16] ve Aşıkpaşaoğlu[17] Manastır’ın H. 787/M. 1385 yılında fethedildiğini yazmaktadır. Haraca bağlanan Manastır kısa bir süre için elden çıktıysa da 1385 yılında tekrar zapt edildi. Böylece Arnavutluk için önemli bir hareket üssü ele geçirilmiş oldu[18]. Nitekim Beyazıt II. Arnavutluk seferi için ordusunu Manastır ovasında toplamıştır[19].

II. Murat ve Fatih Sultan Mehmet devirlerinde Manastır ve çevresi, geniş bir iskan hareketine sahne oldu. Kınalı, Mescidli, İligler, Budaklar, Kanatlar, Şerifeler, Hasanobalar, Musaobalar köyleri Anadolu’dan getirilen Türkmen aşiretleri ile iskan edildi. Fatih’in Karaman seferinden sonra ise Ustres, Delukoğan, Kişova, Borodin, Dihova, Cincibol, Kazani, Dolniçe, Lera, Ramna, Esmekova, İvmirova, Dervenik, Obednik, Suhudil, Orhova, Pirpice, Makova köyleri Toroslardan sürülen Türkmen oymaklarına yurt olmuştur[20].

Manastır’ın stratejik önemini kavramış bulunan Osmanlılar burada askeri karargahlarını kurup genişletmiş ve önemli askeri güçlerle takviye etmişlerdir. Bundan başka iktisadi çalışmaları sürekleştirdikleri, idarelerini sağlamlaştırıp güçlendirdikleri gibi, idare ve adalet organlarını kurmuş, adil bir yaşamın kurulup sürdürülmesine özellikle önem vermişlerdir. Türkler kendi idarelerini iyice oturtup güçlendirinceye kadar, Hıristiyan olan Derebey ailelerinin haklarına dokunmamışlardır. 16. yüzyılın ilk yarısına kadar mevcut durumlarını korumuş olan Hıristiyan Derebeylerin bir kısmı İslam dinini kabul ederek durumlarını güçlendirmeye çalışmışlardır[21].

Nüfusu hızla artan kentte 1460’ta 295’i Müslüman ve 185’i Gayrimüslim olmak üzere 480 olan hane sayısı 1521-1530’da 640’ı Müslüman, 205’i Gayrimüslim olmak üzere 845’e çıktı[22]. Bu yıllarda 4647 olan Manastır’ın nüfusu 1571-80 arası 5.918 idi[23]. Manastır’ın 2 Şer’iye Sicili’ndeki kayıttan 1620’li yıllarda Manastır’daki hane sayısının 2.035 olduğunu tespit ediyoruz[24].

Manastır’ın kent olarak gelişiminde Camilerin önemli bir yeri vardır. İlk cami 1434-35 yılında inşa edilen Cami-i Atik’dir[25]. Bu yapılar inşa edilirken etrafında çok sayıda dükkan, han, kervansaray, medrese, hamam, tekke imaret, sebil, kütüphane gibi yapılar da tesis edilmiştir[26].

Seyyahlar ve bazı araştırmacılar ya da görev yapmış olan kimseler, Manastır’la ilgili olarak önemli bilgiler vermektedirler. Promantariya De Kampis[27] 1475 yılında kaleme aldığı eserinde Manastır’ın döneminin en zengin şehirlerinden biri olduğunu yazmaktadır. XVI. yüzyıl sonlarında (1591) Manastır’ın kalabalık bir şehir olduğuna dikkat çeken A. Bernard, Manastırlıların buğday, arpa, pamuk ve deri ticareti yaptıklarını, bedesten ve kervansaraylarda ticari hayatın önemli bir göstergesi olduğunu yazmaktadır[28].

XIV. yüzyılın ikinci yarısından sonra İspanya, Portekiz, Güney Fransa, İtalya ve Sicilya’dan göç eden Yahudiler (Separidler), XV. yüzyılın sonlarına doğru Makedonya- ya da geliyorlar. Manastır’a gelişleri 1481-1528 arasıdır. Yahudilerin gelişi ticari hayatı önemli şekilde etkilemiştir[29].

Türk Arnavut Bulgar, Rum, Ulah, Yahudi, Çingene ahalinin yaşadığı Manastır, maden (krom, kükürt gibi), imalathane (sabun atölyesi, kilim üretimi gibi), hayvancılık (koyun, keçi gibi) zanaatçılık (çarıkçı, semerci gibi) açısından da önemlidir[30]. .

Ohri Başpiskoposu Atanasıus 1615 yılında Türklerin zulüm yaptıkları iddiasıyla dış güçlerden yardım istemesi[31], 1638 yılında Konstantin adında bir haydudun huzuru bozması[32], 1677’de Babo lakaplı bir haydudun Şıpka dağlarından inerek Bedesteni basması[33] gibi olaylar Manastır’ın gelişimini olumsuz yönde etkileyen olaylardan sadece bir kaçıdır.

Osmanlı yönetimi asayiş ve emniyeti korumak için bazı tedbirler alıp görevliler atamıştır. 1682’de halkın silahsızlanması ve haydutların faaliyetlerini engellemek için tedbirler alınmıştır[34].

XVII. yüzyıl sonlarında, Avusturya’nın Osmanlı karşısında etkili olması, XVIII. yüzyıldaki Arnavut saldırıları[35], asayişi sağlamakla yükümlü olan Martolos[36] ve Pandorların[37] olumsuz tutumları nedeniyle başkaldırı, eşkıyalık gibi hareketler yoğunluk kazanmış bu da Manastırda asayişin bozulmasına neden olmuştur[38].

Arnavut zulmünden kaçan bir çok Ulah 1769’da Kruşova ve Manastır’a yerleşmiştir. Ulahların gelişiyle yün dokumacılığı, kebecilik, kuyumculuk gibi zanaatların gelişmesi hızlanmıştır[39].

1839 yılında Makedonya’nın orta kısmını oluşturan bir eyalete ve üçüncü orduya merkez olan Manastır’a vali olarak Köse Ahmet Zeki Paşa atanmıştır[40]. 1848 yılında inşa edilen 1892 yılında yatılı hale getirilen Askeri idadiye 1896 yılında Mustafa Kemal kaydını yaptırmıştır.

Stratejik önemi olan Manastırda Tanzimat’tan sonra Fransız, İngiliz, Avusturya, İtalya, Sırbistan, Bulgaristan, Yunanistan ve Romanya kendi çıkarlarını korumak için konsolosluklar açmışlardır[41].

XIX. yüzyılda meydana gelen yangın[42], hastalık[43], doğal afet[44] gibi bazı gelişmeler kentin iktisadi hayatını olumsuz olarak etkilemiştir[45].

XVIII. yüzyılda 10-12000 civarında nüfusu olan Manastır’ın XIX. yüzyıldaki nüfusu 40-50.000, yüzyılın sonunda ise 100.000 civarındadır[46].

1853’te tekrar düzenlenen Manastır Eyaleti 1867’de Selanik Eyaleti’ne bağlı bir sancak haline getirilmiştir. 1873 yılında tekrar vilayet haline getirilen bölge, Manastır, Serfice, Görice, Debre ve İlbasan sancaklarına bölünmüş idi. Asıl Manastır ise, Merkez, Prilep, Kırçova, Ohri, Resne ve Florina yerleşim birimlerine ayrılıyordu[47].

1887 yılında Manastır vilayeti valiliğine atanan Halil Rıfat Paşa, düzensizliğe son vermek amacıyla onaltı maddeden oluşan bir güvenliki tüzüğünü[48] yürürlüğe koymuştur. Tüzüğe göre, köy komisyonları ve fahri birlikler oluşturularak her türlü saldırıdan korunmaya çalışılmıştır[49].

XIX. yüzyılda Manastır da Yahudi, Bulgar, Yunan, Rum, Aramen (Vlah) ve Sırpların gruplaştıkları görülmektedir. Bunlar kendi propagandalarını yayabilmek, taraf kazanabilmek için oluşturdukları eğitim kurumlarını en iyi şekilde değerlendirmeye çalışmaktaydılar[50].

Bu dönemde, Arnavut milliyetçilerinin de teşkilatlandıkları görülmektedir. Bunlar Kosova, Manastır, Yunan ve İşkodra’nın birleştirilerek Arnavut vilayeti oluşturmak düşüncesindeydiler[51].

Manastır da Rumeli (1874-77), Manastır (1886-1912-Resmi) Neyyir-i Hakikat (1908-11, İttihad ve Terakkinin yayını) gibi dergiler yayınlanmıştır[52].

II . Abdülhamit idaresine karşı Manastır, Rumeli’deki ihtilal merkezlerinin en önemlilerinden biri oldu. Adalet, hürriyet, eşitlik, kardeşlik fikirlerini savunan ittihatçılar Haziran 1908’de Manastır valisine ve konsolosluklarına gönderdikleri beyannameler ile Meşrutiyetin ilanıyla sorunların halledileceği ifade edilmiştir. 23 Temmuz 1908’de Manastır ve civarında yaygınlaşan mitingler ve çekilen telgraflarla Kanun-i Esasinin yürürlüğe girmesi sağlanmıştır[53].

Balkan Savaşı’nda Sırp idaresine geçen Manastır, 1915’te bir süre Bulgarların eline geçtiyse de 1916’da Fransız ve İngiliz kuvvetlerince geri alındı. I. Dünya Savaşı sonunda, Yugoslav Krallığına terk edildi ve Vardar eyaletine bağlı bir şehir oldu. II. Dünya Savaşı’nda Alman işgaline uğrayan Manastır, Bulgaristan’a bırakıldıysa da, Almanların yenilgiye uğraması üzerine, bu defa Makedonya Federal Cumhuriyeti’ne bağlı olarak, Yugoslavya Cumhuriyeti’ne katılmıştır[54].

Türk idaresinden çıktıktan sonraki gelişmelerden olumsuz yönde etkilenen Manastır, bugün Makedonya’yı oluşturan şehirlerden biri olarak daha sakin bir şekilde varlığını sürdürmektedir.

Necati ÇAYIRLI

Yazı: ‘Türk Kültürü, Sayı: 458, Haziran 2001, s. 371-376.’ da yayınlanmıştır.

Ege Üniversitesi, Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Bölümü , Bornova- İzmir /Türkiye.

[1] Bernard Lory-Alexandre Popoviç, “Balkanlar’ın kavşağındaki Manastır 1816-1918”, Modernleşme süresinde Osmanlı Kentleri, İstanbul 1999,s. 61.

[2] P. L. İnciciyan–H. D. Andreasyan; “Osmanlı Rumeli’si Tarih ve Coğrafyası”, Güney Doğu Avrupa Araştırmaları, Sayı: 2-3, İstanbul 1973-74, s. 24.

[3] Pars Tuğlacı, Osmanlı Şehirleri, İstanbul 1985, s. 372.

[4] B. Lory–A. Popoviç, a. g. m. , s. 60.

[5] Şemseddin Sami, Kamusu’l-A’lam, C. 6, İstanbul11314 s. 4437.

[6] İsmet Parmaksızoğl, “Manastır”, Türk Ansiklopedisi, C. 23, Ankara 1976, s. 250.

[7] P. L. İnciciyan–H. D. Andreasyan; a. g. m. , s. 24.

[8] B. Lory–A. Popoviç, a. g. m. , s. 61.

[9] Evliya Çelebi, Evliya Çelebi Seyahatnamesi, C. 5-6, (Üçdal Neşriyat) İstanbul 1986, s. 394.

[10] Ş. Sami, a. g. e. ,, C. 6, 4437.

[11] İ. Parmaksızoğlu, a. g. m. , s. 250.

[12] Şerif Baştav, Bizans İmparatorluğu Tarihi Son Devir (1261-1461), Ankara 1989, s. 72.

[13] Krum Tomovski; “Camiyite Vo Bitola”, Godişen Zbornik na Tekniçkiot Fakultet Kniga 2, Tom 2, Skopye 1956/57, s. 29. ; Aleksander Stoyonovski; “XVII. Yüzyılın Sonuna Kadar Makedonya’nın Osmanlı Hakimiyeti Devrinde Taksimatı”, İ. Ü. E. F. Tarih Dergisi, Sayı: 4-5, İstanbul 1974, s. 214.

[14] Krum Tomovski; a. g. m. , s. 30; Aleksander Stoyonovski, a. g. m. , s. 214.

[15] Hoca Saadettin Efendi, Tacü’t-Tevarih, (Haz. İsmet Parmaksızoğlu), C. 1, Ankara 1992, s. 154.

[16] Oruç Bey (Edirneli), Oruç Bey Tarihi, ( Haz. N. Atsız), Tercüman 1001 Temel Eser serisi, Basım yeri, Yılı yok, s. 46.

[17] Aşıkpaşaoğlu, Aşıkpaşaoğlu Tarihi, (Haz. Nihal Atsız), İstanbul 1970, s. 67.

[18] İ . Hakkı Uzunçarşılı; Osmanlı Tarihi, C. 1, Ankara 1988, s. 176.

[19] Oruç Bey, a. g. e. , s. 138; Mehmet Hemdemi, Solak zade Tarihi, (Haz. V. Çabuk) C. 1,Ankara 1989, s. 411.

[20] İ. Parmaksızoğlu, a. g.m. , s. 250.

[21] İsmail İsmail; “Yüzyıllar Boyunca Manastır Çarşısı”, Sesler, Sayı: 213, Üsküp 1987, s. 53.

[22] B. Lory–A. Popoviç, a. g. m. , s. 62.

[23] Bahaddin Yediyıldız, “Osmanlı Toplumu”, Osmanlı Devleti ve Medeniyeti Tarihi, İstanbul 1994, s. 472.

[24] 1158.nolu belgede, 1029 yılına ait verginin tahsili esnasındaki hane sayısı veriliyor. Sicil, “ Fondovite Na Turskite Sudski Organi 1015-1328 (1607-1912) ; Bitolski Kadılak –Bitola, Sicil broy. 2, Gradiçni dati (1621-1623) “ şeklinde Makedonya Devlet Arşivi’nde bulunmaktadır.

[25] II. Murat’ın komutanlarından Sungur Çavuş tarafından kurulmuştur. (K. Tomovski, a.g.m., s.30.)

[26] İsmail İsmail, a. g. m. , Sayı: 213, s. 54.

[27] 1433-58 yıllarında Sarayda alım memurluğu yapmış, İtalyan asıllı bir kişi.(K. Tomovski, a.g.m., s.30).

[28] Krum Tomovski, a. g. m. ,, s. 30.

[29] İsmail İsmail, a. g. m. ,, Sayı: 213, s. 55.

[30] Ş. Sami, a. g. e. , s. 4439.

[31] Hristo Andonov- Polyanski (Editor); Documents On The Struggle of The Macedonıan People For Independence And A Nation–State, Vol. 1, Skopye 1985, s. 156.

[32] Dr. Aleksander Matkovski, Turski İzvori za Aydustvoto, Aramistvoto vo Makedonya, C. 1, Skopye 1961, s. 36.

[33] Evliya Çelebi, a. g. e. , C. 5-6, s. 395.

[34] A. Matkovski, a. g. e. , C. II, s. 79.

[35] Krum Tomovski, a. g. m. ,s. 30.

[36] Martolos; Bulundukları bölgelerde asayişi sağlamakla görevli bir nevi mahalli jandarma kuvvetidir.

[37] Pandor; Asayişi sağlamakla görevli kimselerdir. Ücretli asker, muhafız, karakol nöbetçisi anlamına gelen Hırvatça ya da Macarca bir kelimedir (bkz. C. Orhonlu, Osmanlı İmparatorluğunda Derbend Teşkilatı, İstanbul 1990).

[38] Cengiz Orhonlu, a.g.e., s. 95.

[39] İsmail İsmail, a. g. m. , S. 213, s. 57.

[40] İ. Parmaksızoğlu, a. g. m. , s. 250.

[41] İsmail, İsmail, “Manastır’ın Konsoloslar ve Diplomasi Dönemi”, Sesler, S. 219, Üsküp 1987, s. 64.

[42] 1835-1862 ve 1897’de büyük çaplı yangınlar olmuştur.

[43] 1831 ve 1837’de kolera salgını.

[44] 1847’de şiddetli fırtına ve dolu yağışı.

[45] İsmail İsmail; “Yüzyıllar Boyunca Manastır Çarşısı”, Sesler, S. 213, Üsküp 1987, s. 258.

[46] K. Tomovski, a. g. m. ,s. 31.; Kemal H. Karpat, Ottoman Population 1830-1914, USA 1985, s.144.

[47] İ. Parmaksızoğlu, a. g. m. , s. 251.

[48]Boyutları 80×50 olan Tüzüğün bir adedi Ohri kent arşivinde mevcuttur. ; Arşiv Na Makedonya (Skopye), M-XI/121 şeklinde kayıtlıdır.

[49] Yusuf Hamza, “Halil Rıfat Paşanın Manastır Vilayeti Köylerinin Toplumsal Güvenlik Tüzüğü” Sesler, Sayı: 216, Üsküp 1987, s. 110, 113.

[50] B. Lory–A. Popoviç, a. . g. m. ,s. 72.

[51] Osman Karatay, Kosova Kanlı Ova, İstanbul 1998, s. 56.

[52] B. Lory–A. Popoviç, a. g. m. ,, s. 75.

[53] Tarık Zafer Tunaya, Hürriyet’in İlanı, (Cumhuriyet) İstanbul 1998, s. 14-15.

[54] İ. Parmaksızoğlu, a. g. m. ,. s. 251.

Şu an okuduğunuz bu yazı , tam olarak 10.433 defa görüntülenmiş.

comment closed